النص التركي
279; Serahsî, 1993, I, s. 132). Şafii, Mâliki ve Hanbeli usulcülerden oluşan diğer gruba göre (cumhur), tahsis edilmeyen âmmın bütün fertlerine delaleti hâssın delaleti gibi kati olmayıp zannidir (Salih, 1984, II, s. 107108; Semerkandî, 1997, s. 280). İkinci grupta yer alan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (v. 333/944) ve ona bağlı Semerkantlı usulcülere göre âmm lafzı, amel bakımından umûm (amelî konularda katilik) ifade etmekte, itikat açısından ise Allah bu lafızdan umûm mu, husus mu ne kastettiğini bilmeden (müphem) onun hak olduğuna inanılır (Semerkandî, 1997, s. 280). Hanefi usulcülerle cumhur arasında tahsis edilmemiş âmmın delaleti konusunda bu ihtilafın, nasların yor