النص التركي
üşünerek, söz konusu ifadenin hakiki konuşma olarak ele alınması gerektiğini belirtip, “ol” emrinin Allah’ın eşyanın var edilmesine yönelik kesin ve sözlü bir emri olduğunu savunmuşlardır. Örneğin fakih ve usulcü olan Ebü’l-Usr el-Pezdevî (öl. 482/1089) “kün fe yekûn” ifadesinin hakiki bir konuşma olduğunu belirtmiş24, yine Hanefi fakihi olan Serahsî (öl. 483/1090 [?]) fıkıh usulüne dair eserinde söz konusu konuşmanın hakiki bir konuşma olduğunu ifade ederek, var etmenin bir emre bağlı olduğunu, bu emirin ise hakiki bir konuşmayla sağlanabileceğini söylemiştir.25 Mâtürîdî gelenek içerisinde önemli bir kelamcı olan Ebü’l-Yüsr el-Pezdevî (öl. 493/1100) de bu ifadenin hakiki bir konuşma olduğun