النص التركي
le görmüş ve mesele etrafında uzun bir dönemi kapsayan, içerisinde birçok ilim alanını ilgilendiren çok boyutlu ve derin tartışmaların sürdürüldüğü bir şerh-hâşiye edebiyatı vücuda gelmiştir. Osmanlı döneminin başlangıcından neredeyse son dönemine kadar birçok ismin insan fiillerini, insan iradesi ve sorumluluğunun kökenini ele aldığında ilgi ve uğrak yeri hep bu dört mukaddime olmuştur denilse, bu tespit bir abartı sayılmaz.7 Söz gelimi Birgivî’nin Ŧarîķat-ı Muĥammediyye’de insan fiillerini işlediği yerde, tâat ve mâsiyet formundaki masdar fiilleri, insan onları işlemezden önce yok veya yok hükmünde kabul etmesi, -kendisi açıkça ifade etmemişse de-Sadrüşşerîa’dan etkilendiğini göstermektedi