النص التركي
Kur’an’da: َ…“ وَ مَ ا يَعْقِلُهَ ا ا َِّل ْالعَالِمُ ونOnları ancak bilenler düşünüp anlayabilir” (Ankebût, 29/43) buyrulmaktadır. Ayette, ilâhî bildirimlerdeki hakikatleri anlayabilen, okudukları ve gözlemledikleri üzerinde düşünerek doğru sonuçlara varabilen inanç ve kavrayış sahibi zihinlere vurgu yapılmıştır (Şevkânî, 1994: IV, s. 235). Bu akletmeyi ve bilgi sahibi olmayı sağlıklı ve doğru bir şekilde yerine getirmeyen kimseler: ْوَ مَ ث َ ُل الَّ ٖذينَ َكفَرُ وا َكمَ ثَلِ الَّ ٖذى يَ ْنعِ ُق بِمَ ا َل يَسْ مَ عُ ا َِّل دُعَاءً وَ نِدَاءً صُ مٌّ بُ ْكمٌ عُمْ ىٌ فَهُ م َ“ َل يَعْقِلُونİnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka