النص التركي
türülmektedir.8 Gerek Allah’a, gerekse insana ait fiillerinin estetik değerini ifade eden güzellik ve çirkinlik yönlerinden ziyade, ahlâkî değerini betimleyen bu kavramlar hakkında kelâm, fıkıh usûlü ve ahlâk felsefesi temel olarak fiile ait zâtî bir değerin olup olmadığı konusu üzerinde yoğunlaşmıştır. Fıkıh Usûlünde şer‘î hükümler konusu içerisinde tartışılan bu mesele, din koyucunun hükümlerine ulaşmada ve şer‘î bir hüküm koymada aklın sınırının ne olduğunun belirlenmesi bağlamında ele alınmıştır. Usûlcüler, şer’î hükmü genellikle Allah’ın mükelleflerin fiillerine yönelik hitabı 9 şeklinde tarif ederek hükmün kaynağının, yani hâkimin Allah olduğunu belirtmişlerdir.10 Kelâmda ise, bu kavra