النص التركي
ştir.2 İslâm dininin karakteristik özelliği olarak dini bilginin bir “tekeli” barındırmaması, “dini otoritenin” kimliğinin netleşmesini engellemekteydi. Bu durumun farkında olan ilk dönem İslâm devletleri, ulema sınıfını iktidarın kontrolü altında tutmanın yollarını aradılar.3 Toplumun dinî tasavvurunun şekillenmesinde önemli bir kurum olan vaaz ve vâizlik, ilk olarak Hz. Muaviye (ö. 60/680) döneminde resmi bir hüviyete bürünmüştür. “Her geleneğin kendine hâs taraftar kazanma yolları olduğu”4 gerçeği İslâm toplumu için de geçerlidir. Bu bağlamda Hz. Muaviye’nin, kendisi hakkında toplumda oluşan olumsuz kanaatleri bertaraf etmek maksadıyla hususi hikâyeciler tuttuğu da bilinmektedir.5 Dönemin