النص التركي
Burada altı çizilmesi gereken konu şudur: Bu süreçte daha ziyâde fakîhler, tedvîn döneminde sâbit olduğu kesinlik kazanmayan hadîslerin tesbîtiyle alâkalı tartışmalar yapmıştır. Hz. Peygamberin (a.s) dindeki otoritesiyle ilgili bir iddiâ içine girmemişlerdir. Çünkü bu durum, sünnetin bağlayıcılığıyla alakalı bir takım teori ve usulleri ortaya çıkartması anlamında önemli görülmüştür. Kur’ân-ı Kerim lafız olarak vahye dayandığı için “Metlûv” kabul edilir. Sünnetin lafzı ise Kur’ân ayetleri gibi vahye dayalı olmayıp manâsı vahiy eseridir. Bu yüzden vahy-i gayri metlûvv denilir. Bu bakımdan sünnetin lafzı, ayetlerle aynı tutulmamıştır. Bilakis sahâbe başta olmak üzere daha sonraki nesillere sü