النص التركي
Onlara göre, büyük günah işleyen kişi ne mümin ne de kâfirdir; o fâsıktır ve iki menzile arasında bir yerdedir. Mu‘tezileye göre fâsık kimse, iyi hasletleri kendisinde toplamayan kimsedir. Dünyada iken herhangi bir şekilde imana veya küfre dâhil olmayan büyük günah sahipleri, günahlarına tövbe etmeden öldüklerinde ahirette ebedi cehennemlik olarak kabul edilmekte olup, cezaları kâfirlerin cezasına göre daha hafif olacaktır.11 Bütün bu yönelişlerin ortasında Ehl-i Sünnet’in konuya yaklaşımı itidal, uyum, uzlaşma ve Müslümanların birliğini muhafaza hedefine yöneliktir. Bunun için Müslümanların 6 7 8 9 10 11 bk. Muhammed Ebû Zehrâ, İslâm’da İtikadi, Siyasi ve Fıkhi Mezhepler Tarihi, 129; Tem