Yükleniyor…
Yükleniyor…
Ulrich Rudolph'un Almanca'dan çevrilen kapsamlı eseri, Mâtürîdî'yi ve Semerkant'taki Hanefî-Mâtürîdî geleneğini Batı akademyasına tanıtan en sistematik çalışmadır.
Ulrich Rudolph'un Almanca kaleme aldığı ve Rodrigo Adem tarafından İngilizce'ye çevrilen bu monografi, Batı akademyasında Matüridilik araştırmalarının mihenk taşı konumundadır.
Kaynakça (İSNAD): Rudolph, Ulrich. Al-Maturidi and the Development of Sunni Theology in Samarqand. çev. Rodrigo Adem. Leiden-Boston: Brill, 2015. (ISBN: 978-90-04-23415-4; seri: Islamic History and Civilization, c. 100)
"Meşhur Mechul" Sorunu
Rudolph kitabın girişinde çarpıcı bir paradoksu gündeme getirir: Mâtürîdî, İslam kelâm tarihinin en önemli simalarından biri olarak gösterilmesine rağmen düşüncesi "irritatingly vague" (rahatsız edici ölçüde muğlak) kalmaya devam etmektedir. Bunun sebebi, Mâtürîdî'nin Bağdat veya Basra gibi İslam dünyasının merkezi şehirlerinde değil, Mâverâünnehir'in en doğu ucunda, Semerkant'ta yaşamış olmasıdır.
Bu coğrafi dışsallık, Mâtürîdî'nin adının büyük İslam heresiograflarının eserlerinde yer almamasına yol açmıştır. Eş'arî'nin Makālāt'ında, Bağdâdî'nin, İbn Hazm'ın, Şehristânî'nin ve hatta İbn Haldûn'un Mukaddime'sinde Mâtürîdî adı ya yoktur ya da son derece sınırlıdır. Bu sessizlik, modern araştırmacıların düşünürü yüzyıllarca ihmal etmesine zemin hazırlamıştır.
Selçuklu Vasıtasıyla Batıya Yayılış
Rudolph, Mâtürîdî'nin tanınma sürecini ayrıntılı biçimde ele alır. 5./11. yüzyılda Selçukluların Mâverâünnehir'den İslam'ın merkez coğrafyasına yayılmasıyla birlikte, bölgenin yerleşik Hanefî-Mâtürîdî kelâm geleneği de yeni topraklara taşınmıştır. Bu süreç başlangıçta İran'da Hanefîler ile Şâfiîler arasındaki eski gerilimleri yeniden alevlendirmiş; Mâtürîdîler ile Eş'arîler karşı karşıya gelmiştir.
Uzlaşma ise 6./12. yüzyılda Şam'da Nûreddin Zengî'nin çabaları, ardından Eyyûbîler ve Memlüklerin politikalarıyla sağlanmış; Sünnî kelâmın iki okulu — Mâtürîdîlik ve Eş'arîlik — eşit statüde kabul edilmiştir.
Kitabın Yapısı
I. Bölüm: Hanefi geleneğinin ön tarihi — Ebû Hanîfe (ö. 150/767), Ebû Mukātil es-Semerkandî (ö. 208/823), Ebû Mutî' el-Belhî (ö. 199/814) ve Mâtürîdî'nin dönemine kadar gelen nesil.
II. Bölüm: Mâtürîdî'nin hayatı, hocaları (Ebû Bekr el-Cüzcânî, Ebû Nasr el-İyâdî) ve öğrencileri (Ebû Ahmed el-İyâdî, Ebü'l-Hasan er-Rüstüğfenî, Abdülkerîm el-Pezdevî).
III. Bölüm: Kitâbü't-Tevhîd'in tematik analizi — Allah'ın sıfatları, yaratma, insan fiilleri, iman-İslam ilişkisi, kesb ve taklid.
IV. Bölüm: Mâtürîdîliğin Semerkant'tan Osmanlı coğrafyasına uzanan tarihsel yayılımı.
Araştırmacılar İçin Değeri
Rudolph'un çalışması, Mâtürîdî'nin Kitâbü't-Tevhîd'ini Mu'tezile, Eş'arîlik ve Kerrâmîlik gibi çağdaş akımlarla karşılaştırmalı okuyan ilk sistematik Batı çalışmasıdır. Brill Islamic History and Civilization serisinin 100. cildi olarak yayımlanması, eserin alandaki ağırlığını simgelemektedir.