Türkcə Mətn
serlerinde Mâtürîdî’den bahsederken ‘imamu’l-hudâ’ (hidayet imamı) nitelemesini ön plana çıkarmalarını önder kimliğinin bir göstergesi kabul etmek gerekir.54 Nureddîn es-Sâbûnî ise kitabında onun için ‘ehl-i sünnetin reisi’ (reîsu ehli’s-sunne) ifadesine yer verir.55 Ünlü Hanefî müfessir, fakih ve kelamcısı Ebû’l-Berekât en-Nesefi (ö. 710/1310), Ahsiketî’nin el-Muntehab fî usûli’l-mezheb adlı fıkıh usûlü kitabına yazdığı şerhte Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’yi, “Semerkand âlimlerinin imamı” olarak tanıtır.56 Buraya kadar verilen bilgilerden IV./X. asırda Mâtürîdî’nin kelam alanında lider olarak ön plana çıktığı V./XI. ile VI./XII. asırda ise bu liderliğinin tescil edildiği ve artık ‘itikatta imam’