Türkcə Mətn
333/944) önce, 1 bazı araştırmalara göre ise Mâtürîdî’nin Te’vîlâtü’l-Ḳur’ân mukaddimesinde yaptığı tanım denemesiyle birbirlerinden ayrılmış ve kavramsallaşma süreci başlamıştır. 2 Mâtürîdî, eserinin mukaddimesine tefsir ve te’vil lafızları arasındaki farkı açıklayarak başlamıştır. Tefsiri; ayetin anlamına Allah’ı şahit tutmak olarak tanımlayarak bu eylemi Kur’ân’ın nüzûlüne şahitlik etmiş sahabeye has kılan müfessir, te’vili ise ayetleri taşıdığı muhtemel anlamlardan biriyle yorumlamak olarak tanımlamış ve sonraki dönem alimlerine hasretmiştir. Bu tasnife göre tefsirde tek bir yorum vardır, te’vilde ise farklı yorumlar bulunmaktadır. Mâtürîdî, yaptığı bu ayrımı delillendirmek için “َﻣ ْﻦ