Türkcə Mətn
342/953), şeker kamışının bulunduğu tabağı ise Mâtürîdî’ye vermiştir. Bu rüya, hikmet ilminin Hakîm’e; hakikat ilminin ise Mâtürîdî’ye verildiği şeklinde yorumlanmıştır. Araştırmacılar yine Mâtürîdî’nin Hızır’ı gördüğü, onun duasını aldığı ve bu sayede Şîa, Mu‘tezile ve Kerrâmiye gibi fırka ve mezheplere galip geldiği haberlerini nakletmişlerdir.4 Özen, bu nakli sonrasında Mâtürîdî’nin takvaya dair ifadesini de kaydedip konuyu sonlandırır. Kutlu ve Kalaycı ise Mâtürîdî’nin eserlerinde ilk dönem sûfî ve mutasavvıfların görüşlerine pek rastlanmadığını belirtirler. Onlar ayrıca, Mâtürîdî’nin zühd ve tasavvuf arasına mesafe koyduğunu, onun akla ve d