Türkcə Mətn
îdî ise diğerlerinden farklı olarak, diyânet-siyâset ayrımına giderek hilâfetin Kureyş'e tahsisini, diyâneten değil siyâseten ve sosyolojik olaraksadece o dönem için doğru olabileceğini söyler. O’na göre imâmetin dînî bir yönü olmakla birlikte, aynı zamanda idarî ve siyasî bir yönünün de bulunmasıdır. Halife, muttakî özelliği ile birlikte saygın bir nesebe de mensup olmalıdır. O dönemde en saygın nesep, Kureyş kabilesidir. Allah, Kureyşlilerin rahat hayat sürmeleri için Mekke'yi güvenli ve insanlar için önemli bir şehir haline getirmiş (Bakara, 2/125-126; Âl-i İmrân, 3/97; Kasas, 28/57; Ankebut, 29/67; Tin, 95/3; Kureyş, 106/4).Kureyş lehçesiyle Kur’ân’ı nâzil etmiş (Buhârî, 1981: “Fedâilu’l