Türkcə Mətn
yye kavramı, bugünkü anlamda sadece fıkha indirgenebilecek bir kavram olmaktan uzaktır; bilakis hem fıkıhta hem de itikatta Ebû Hanîfe’nin takipçisi olmak anlamında çift yönlü bir kavramdır. Bu noktada geniş bilgi için bk. Mehmet Kalaycı, Tarihsel Süreçte Eşarilik Maturidilik İlişkisi, (Ankara: Ankara Okulu Yay., 2013), 74-86. Bu durum, Osmanlı’da da sürmüş ve Ḥanefiyye kavramı genellikle bu çift yönlü muhteva üzerinden tedavülde olmuştur. Bu muhtevanın fıkhı ilgilendiren boyutu, genellikle fetva literatürü, kısmen de usûl konulu fıkıh eserleri üzerinden içeriklenirken, itikādî boyutunda ise ağırlıklı olarak Ebû Hanîfe’nin el-Fıḳhü’l-ekber’i, Necmüddîn en-Nesefî’nin Aḳā’id’i, Sirâcüddîn el-Û