Türkcə Mətn
Dünya hayatının bir imtihan vesilesi oluşuna, âhiret ve cezanın gerekliliğine hükmeder. Yine, nimet verene şükretmek aklen zorunlu (vâcip) olan bir husustur. Nimete nankörlük ise çirkin ve hikmet gereği yasaklanması gereken bir durumdur. Ancak insanoğlu ceza veya mükâfatın, şükrün ve şükre uygun düşen ibadetin mâhiyetini idrak edebilecek bir yaratılışa sahip değildir. Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin ifadesiyle: “Akıl her bir nimet için gerekli olan şükrün kemiyetini anlamaktan âciz olduğu gibi, keyfiyetini idrakten de uzaktır. Keza akıl, yerine getirilmesi gereken bu şükrün cinsini ve vaktini tayin etmek bakımından da kusurludur.” Bu noktada kulların, üzerlerine zorunlu olan şükrü eda edebilmeler