Türkcə Mətn
yönü hakkında henüz ciddi bir bilgiye ulaşamadığımız için bu rivayeti, onun halk arasında mühim bir konuma sahip olduğunun bir delili olarak kabul etmek daha doğru gözükmektedir. Bu nedenle onun keramet sahibi oluşunu, zühd ve takva ehli bir âlim olmasından dolayı halk nezdinde manevî bir itibarının bulunmasına yormak akla daha yatkın gelmektedir. Çünkü o dönem âlimlerinin genellikle takvaya ve zühde ehemmiyet verdikleri bilinmektedir.22 Necmeddin en-Nesefî’nin (ö. 537/1142) aktardığına göre, Mâtürîdî’nin Semerkant’taki Ribât-ı Deşt’te Hızır’ı gördüğüne ve duasını aldığına dair bir kayıt mevcuttur.23 Bundan başka Necmeddin en-Nesefî’nin onun hakkında Kudvetü’l-Ferîkayn tabirini kullanması, M