Türkcə Mətn
1111) ise ilâhî hikmet ve kader anlayışı doğrultusunda evrendeki düzenin mutlak bir hikmete dayandığını savunmuş ve kötülüğün bu bütünlük içinde anlaşılması gerektiğini belirtmiştir.11 Bu yaklaşımlar, kötülük problemini sadece ahlâkî değil, aynı zamanda ontolojik ve metafizik bir mesele olarak ele alma imkânı sunmaktadır. Modern dönemde İslâm dünyasında kötülük problemi, özellikle pozitivizm ve materyalizm eleştirileri bağlamında yeniden yorumlanmıştır. Filibeli Ahmed Hilmi (ö.1914), inkâr olgusunu sadece teorik bir tercih olarak değil, aynı zamanda toplumsal ve psikolojik şartlarla ilişkili bir durum olarak değerlendirmiştir.12 İzmirli İsmail Hakkı ise klasik ispat-ı vâcib delillerini siste