Türkcə Mətn
bâsî yönetiminin bu akımlara yönelik kurumsal tepkisi; yasal kovuşturmalar, eserlerin imhası ve tercüme kontrolü yoluyla ideolojik denetim uygulamaları bağlamında değerlendirilmektedir. Üçüncü olarak ise, İslam felsefesi-kelâm geleneği çerçevesinde düalizmle rasyonel-teolojik düzeyde girişilen mücadele, İslam düşünürlerinin reddiyeleri, özellikle Ebû Mansûr el-Mâtürîdî gibi bilginlerin ortaya koyduğu hudûs (yaratılmışlık) delili üzerinden analiz edilmektedir. İbnü’l-Mukaffa gibi figürlere ve Şu‘ûbiyye hareketinin kültürel-politik dinamiklerine odaklanılan makalede düalizm, hem teolojik bir sapma hem de epistemolojik bir tetikleyici olarak konumlandırılmaktadır. Çalışma, Senevi meydan okuması