Türkcə Mətn
24 Kadı Abdullcebbar, Muğnî, XII / 13. 25 Bkz. Nesefî, Ebu’l-Muîn, Tabsıratu’l-edille, (neşr. Hüseyin Atay, DİB Yayınları), Ankara 1993, s. 9-10. 26 Eleştiriler ve gerekçeleri için bkz. İbn Fûrek, Mücerredu makâlâti’ş-Şeyh Ebi’l- Hasan el- Eş’arî, (neşr. Daniel Gimarat), Beyrut 1987, s. 11; Nesefî, Tabsıra, 11 – 12; Bağdadî, Usûlü’d-Dîn, s. 5 – 6. 17 18 15 yukarıdaki gibi tanımladığı aktarılırken; diğer Mu’tezilî bilginlerden Ebû Ali el- Cübâî, onu, ilaveyle, “Bir şeye, zorunluluktan veya delilden hareketle olduğu gibi inanmak” olarak tanımlamıştır. Bir diğer bilgin Ebû Hâşim el- Cübbâî ise bilgiyi, “Nefsin sükûnu ile bir şeye olduğu gibi inanmak” şeklinde tarif etmiştir.27 Her hâlük