Türkcə Mətn
mak, başarmak, ispatlamak, tasdik etmek, incelemek, sorgulamak, kontrol etmek, düğümü sağlam bağlamak, hak konusunda iddialaşmak, gerçeği söylemek, isabetli olmak, yolun ortasında yürümek, kesinlik kazandırmak, sağlamlaştırmak, ciddi olmak, sahiplenmek, kâmil, sadık ve layık olmak3 gibi pek çok anlamlara gelmektedir. İsim olarak ise hak kelimesi, Allah’ın isimlerinden biri olduğu gibi Kuran, Din, İslam, ölüm, gerçek, doğru, sağlam, mal, mülkiyet, pay, hisse, uygun, makul, nasip, doğru ve sahih şeklinde çeşitli anlamlara4 gelmektedir. Aynı kökten türetilen hakîkat kelimesi doğru, sahih, 3 Ferâhîdî, Halil b. Ahmed, Kitâbü’l-ayn murattebena lâ hurûfi’l-mu’cem, thk. Abdülhamid Hindâvî, Beyrut,