Türkcə Mətn
i sınırlandıracağı endişesiyle Allah’ın fiillerini bir hikmet, illet ve gâyeye dayanma zorunluluğundan kaçınmışlar, bunun yerine onlar “ilahi fiiller yüce Allah’ın ezelî irâde ve bilgisiyle meydana geldiği için hikmetlidir” (Nesefi, 2010: II/505-506; Gölcük, 1997: 283) demişlerdir. Yine Eş’ariler Allah’ın tekvin sıfatını ayrı, başlı başına bir sıfat olarak görmez, bu sıfatı Allah’ın “Kudret” sıfatı ile ifade ederler (İzmirli, 1981: II/127). Eş’arilerin aksine Mâtürîdîlere göre Yüce Allah’ın ezelî ve ebedî “Hikmet” sıfatı ve “Hakîm” ismi de vardır (Mâtürîdî, 2005: 66, 67: 2006: IX/187; Nesefi, 2010: II/505). Her şeyi hikmetle yaratan yaratıcının anlayamadığımız birçok gâyesinin bulunduğunu s