Türkcə Mətn
mülk‟ün giriĢimiyle 1067‟de baĢta Bağdat olmak üzere Basra, Musul, Herat, Belh, Âmül, Ġsfahan, NîĢâbur gibi ilim ve kültür merkezlerinde açılan Nizâmiye medreselerini takiben daha sonraları da kurulan medreseler fıkıh tedrisine önem vermiĢ söz konusu coğrafyalarda toplumsal ihtiyaca uygun olarak Hanefî fıkhının öğretildiği kurumlar olmuĢtur. Suriye bölgesinde XII-XVI. yüzyıllarda elli iki Hanefî medresesinin faaliyet gösterdiği bilinmektedir. Genellikle belirli bir veya bir iki fıkıh mezhebinin tedrisine yönelik bu medreseler mezheplerin de oralarda yayılmasına zemin hazırlamıĢtır. Bu bağlamda Türklerin coğrafyalarında daha çok Hanefi mezhebine ağırlık veren tedris faaliyetleri yürütülmüĢtür