Türkcə Mətn
150/767) de atfedilir.4 Ebu‟lMuîn en-Nesefî, onun da teĢbih ve tecsimi benimsediği söyler.5 eĢġehristânî ise hadis ehli selef olarak nitelediği Malik b. Enes ve Mukatil b. Süleyman‟ı olumlu anlamda birlikte zikreder. Ahmed b. Hanbel‟in, Davud b. Ali el-Ġsfehânî‟nin (Davud ez-Zahirî, vf. 270/884) onları izlediklerini; teĢbihten de tevilden de kaçındıklarını belirtir. 6 Bir değerlendirmeye göre Mukâtil, kelamı anlama ile kelamın konusu olan varlığı anlama arasında, dolayısıyla da bir meselenin mutlak gayb alanına özgü olması ile hem gayb hem de duyular alanına ait yönünün bulunması arasında ayrım yapmıĢtır. O, bunlardan mutlak gayb alanına ait ayetleri tevil etmezken i