Türkcə Mətn
Onlara göre Allah‟ın ilim, irade, kudret ve kelam gibi meânî sıfatlarını, bunların ezelî sıfatlar olarak var olduklarını kabul etmek, “teaddüd-i kudemâ”ya yani “kadimlerin çokuluğu”na yol açar. Ebu‟lHuzeyl el-Allâf‟a göre Allah, nâbita‟nın2 dediği gibi kadim bir ilimle veya Rafıza‟nın dediği gibi hâdis bir ilimle değil zatıyla (bi-nefsih) âlimdir. elHayyât, bu görüĢün “Mu‟tezile‟nin kıyasına göre Allah, ilim ve kudrettir.” Ģeklinde açıklanmasını cehalet olarak niteler.3 Dolayısıyla bu görüĢ, onların Allah‟ı sıfatlardan tecrit (ta‟tîl) ettiği anlamına gelmez. Bununla birlikte onlar, muattıla‟dan olmakla itham edilmiĢlerdir.4 Mu‟tezile‟nin dikkat çekici yönlerinden biri, insanların dini anlama