Türkcə Mətn
Neccârî’nin Emâlî şerhi bu bakımdan önemli ip uçları taşımaktadır. Mâtüridiyye’nin önemli kelamcılarından Ebu’l-Muîn en-Nesefî’nin (ö. 508/1114) Ebû Hanife’den naklettiği görüşlerin15 el-Fıkhu’l-ebsat olarak adlandırılan risalesinde yer alması da aslında ona nispet edilen asıl el-Fıkhu’l-ekber’in el-Fıkhu’l-ebsat diye isimlendirilen risale olduğunu kanıtlayıcıdır. Nitekim Ebu’l-Muîn en-Nesefî bir yerde el-Fıkhu’l-ekber adını belirterek naklettiği görüşün bugün el-Fıkhu’l-ekber olarak bilinen risalede değil de el-Fıkhu’lebsat’ta bulunması bunn açık bir delilidir16. Bu önemli tespiti yaptıktan sonra tebliğimizin ana konusunu oluşturan Türkçe Emâlî Şerhleri’ne geçebiliriz. Bilindiği gibi Emâlî’