Türkcə Mətn
ründe cevhere, “kendi başına kâim olabilen, varlığı sürekli olan bir mekânı işgal eden (mütehayyiz), bir mekânda bulunması için başka bir şeye ihtiyaç duymayan şey” anlamlarının verildiği görülmektedir.7 (İstanbul: İşaret Yayınları, 2016), 62.; Ebu’l-Me’âlî İmamu’l-Harameyn Cüveynî, Kitâbû’lİrşâd, çev. Sabri Yılmaz vd. (Ankara: TDV Yayınları, 2016), 36. 3 Ebûbekir Muhammed b. Hasen b. Fûrek, Mücerredu Makâlâti’ş-Şeyh Ebi’l-Hasan el-Eş’arî, thk. Daniel Gimaret (Beyrût: Dâru’l-Meşrik, 1987), 37.; Hikmet Yağlı Mavil, İmam Eş’ârî’nin Kelâm Düşüncesi, İstanbul: İsam Yayınları, 2018), 215. 4 Cüveynî, Kitâbû’l-İrşâd, 36. 5 Ebû Muhammed Ebî Bekr Sâbûnî, Mâtürîdîyye Akâidi, çev. Bekir Topaloğlu (İst