Türkcə Mətn
sçilerin büyük bir kısmı haberî sıfatlar hususunda Mâtürîdî ve Eş‘arî fırkasıyla aynı görüşte olmamışlar ve istidlâl yöntemleri sebebiyle çok derin ayrılıklar içerisinde olmuşlardır. Özellikle “istivâ” hususundaki görüşleri iki fırka arasında büyük bir farklılık arz etmektedir.10 Görüldüğü gibi Ehl-i hadisten bir kısım ulemanın istidlâlden kaynaklanan bu tür ihtilafları itikadın temel esası olan tevhit konusuyla ilgilidir. Buna rağmen Eş‘arîlik ve Mâtürîdîlikle birlikte Sünnî ana gövdeyi oluşturdukları tezi kabul görmüştür. Esasen Ehl-i hadisin çoğunluğu her iki fırkayı da Sünnîliğin dışında ve bid‘at ehli addederek kendilerini Sünnî topluluğun tek mümessili olarak görmüşlerdir.11 Buna rağme