Türkcə Mətn
15 16 Ebussuûd Efendi’nin Hidayet-Dalâlet Anlayışı | 119 de (ö. 508/1115) hidâyetin sadece beyan ve doğru yola davet olarak anlaşılması halinde Allah’ın kendilerini imana davet edip dinin yollarını beyan ettiği kimselerin kalplerinin İslam’a açılmış olması gerekeceğini, bunun doğru olması halinde ise aynı âyetin devamında geçen “kalbine darlık verilen” ifadesinin yalan olması gerekeceğini belirtmiştir.26 Bu manada kulların fiillerinin yaratıcısı olması münasebetiyle Allah’ın kendilerinde ihtida ve dalâlet fiilleri yarattığı kimselerin onunla hidâyete ulaşıp dalâlete düştüklerini dile getirmiştir.27 Beyan ve kılavuzluk manası dışında hidâyetin bazen ihtidanın yaratılması şeklinde de k