Türkcə Mətn
Peygamber’in dini ve siyasî halefi olmaktan ziyade, sufî düşüncedeki anlamıyla keramet ve velayetin kabul edildiği anlaşılmaktadır. 8 Fakr-nâme’de Hz. Muhammed’den sonra halifenin kimin olacağı meselesinde, Müslümanların içine düştüğü ihtilaflardan ve Hz. Ebû Bekir’in ilk halife seçilmesiyle sonuçlanan süreçten bahsedilmez. Bunun yanında Fakr-nâme’nin içeriğine baktığımızda imametin Ali ve oğullarına ait olduğu ile ilgili ne bir ayete ne de Hz. Muhammed’den gelen bir rivayete yer verilmektedir. Vîrânî’nin Fakr-Nâme’sinde ulûhiyet, nübüvvet ve ahiret inancını kapsayan temel İslâm inançlarının oldukça merkezi ve yerleşik bir konumda olduğunu gözlemlemek mümkündür. Ulûhiyet-Rububiyet inancı, pe