Türkcə Mətn
Aynı şekilde Pezdevî, en doğru tanımın, bilme eyleminde idraki merkeze alan bu tarz bir tanım olduğunu ileri sürer (Pezdevî, 2003: 22). Ancak Âmidî, bu tanımı eleştirmiştir (Âmidî, 2004: I, 74). Mu’tezile kelamcıları, bilginin tanımını yaparken “itikad” kavramını öne çıkarmaktadırlar. Ebu’l-Kasım el-Belhî (el-Ka’bî), bilgiyi “nefsin suküneti ve karar kılmasıyla beraber bir şeye olduğu haliyle itikat etmek” seklinde tanımlamıştır (Nesefî, 1993: I, 9; Pezdevî, 2003: 22). Ebu Ali el Cübbaî ve Ka’bî, bilgiyi “bir şeye olduğu üzere itikattır” (Kadı Abdülcabbar, t.y.: XII, 402) şeklinde tanımlarken Ebû Hâşim el-Cübbâî’nin ise, “sukûn-u nefsle beraber bir şeye olduğu üzere itikattır” şeklinde tanım