Türkcə Mətn
h ve kelâmcı Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğunun mukallidin imanını geçerli kabul ettiğini, zira bu kişiden istenenin iman etmesi olduğunu, imanı olanda tasdikin bulunduğunu, kendisinde tasdik bulunan kimsenin ise va’d edilen mükâfatı hak ettiğini söylemekle iman ederken belli bir tefekkür ve delil getirme zahmeti çekip çekmemenin durumu değiştirmeyeceğini ifade etmiş olmaktadır (Nesefî, Tabsıratü’l-edille, I, 56). Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin mukallidin imanını ileri sürerken olması gerektiğini düşündüğü makbul iman için taklidden kurtulacak kadar zahmet ve çabanın olması gerektiği anlayışına katılmadığını ortaya koymaktadır. 28 14 Kamil Güneş İlk dönem Eş'arî âlimlerden İmamü’l-Haramey