Türkcə Mətn
Vahiy de bu görüşe bağlı olarak Allah’ın zatında sabit olan bir kelâmın değil, zaman içinde meydana gelen bir hitabın neticesidir. Mu’tezileye göre Kur’ân’ın “lafız ve anlam boyutuyla” kelamı mahlûktur; bu yönüyle Kur’ân, Allah’ın zatından sâdır olan bir sıfatın değil, O’nun iradesiyle yaratılmış bir fiilin ürünüdür. Mu’tezile’nin kelâmı tamamen hâdis sayması, kelâm sıfatını varlık düzeyinden indirerek, vahyi ilâhîliğinden mahrum bırakan bir indirgemecilikle sonuçlanmıştır. Bu anlayış, Abbâsî halifesi Me’mûn (ö. 218/833) döneminde devletin resmî ideolojisi hâline getirilmiş ve özellikle Mûtezilî görüşlerin, başta Kur’ân’ın mahlûk olduğu inancı olmak üzere, zorla kabul ettirilmesiyle 7 İmamü’