Türkcə Mətn
er-Râvendî, Râhatü‟s-Sudûr ve Âyetü‟s-Sürûr adlı eserinde, anne tarafından büyükbabasının, Kadı Zâhireddin el-Esterâbâdî‘den iĢittiği bir rivayeti nakletmiĢtir. Kadı Zâhireddin‘in kendi ifadesine göre o, bu bilgiyi sözlerine inanılır din imamlarından, doğru isnatlarla iĢitmiĢtir. Bu rivayete göre Kûfeli Ġmam-ı Azam Ebû Hanîfe, veda haccında iken ―Ey Tanrım... Eğer içtihadım doğru ve mezhebim hak mezhebi ise ona (Hanefi Mezhebi‘ne) yardım et. Çünkü ben, senin rızan için Ģeriatı tespit ettim.‖ diyerek dua eder. Bunun üzerine Kâbe‘den bir hâtif seslenip ―Sen hakkı, doğruyu söyledin, kılıç Türklerin elinde bulundukça mezhebin zâil olmasın/ olmayacaktır‖ cevabını verir. Bu rivayeti nakleden Selçu