Türkcə Mətn
bir beyte (beytullaha) yönelmek, sa’yetmek, şeytan taşlamak, ihrama girmek, telbiyede bulunmak, bir taşın (hacerü’l- esved) öpülmesi ve kurban olayı gibi aklın kabul etmeyeceği emir ve nehiylerin sadır olmaması gerekir…”10 düşüncesindedir. Bu iddialara Kelâm alimleri tarafından uzun cevaplar verilmiştir.11 Maksadımız Hz. Muhammedin risaleti olması sebebiyle bu ayrıntılara girilmeyecektir. Sadece bir örnek olarak Matüridî kelâmcısı Üsmendî’nin probleme yaklaşımını özetlemek istiyoruz: “Alem mahluktur. Allah ise onun hem Mâliki hem de Hâlikı’dır. Her mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Allah da kulları üzerinde tasarruf etme hakkına sahiptir: Onların faydalarına olanı emretmesi,