Türkcə Mətn
Fakat bu gibi bilgilerin izhar edilmemesi gerektiğini, ancak onlara latif işarette bulunulabileceğini belirtmiştir. Bu konuda Hz. Ömer’i (r.a.) örnek vermiştir. Onun ilminden onda birini insanlara açıkladığını, onda dokuzunun ise onunla kabre gittiğini zikretmiştir. Müellif, İslam ve iman yolunun muhkem ve müteşâbih ayetlerin bilinen ve bilinemeyenlerinin tümünden müteşekkil olduğunu, anlamı bilinen ayetlerle amel etmenin ilimde rüsuh sahibi olmanın gereği olduğunu belirtmiştir. Rüsuh kavramını ise bir şeyde sebat etme, sağlam bir şekilde durma olarak kabul etmiştir. Müellif bu düşüncesine delil olarak: “Peygamberimiz (s.a.s.)’den ilimde rüsuh sahibi olanlar hakkında soruldu, O (s.a.s.) da ş