Türkcə Mətn
Müfessir, bu durumu şöyle ifade eder: .اة ابالتفااق.وهاي مك ة.وشذ من ذكر أن آجة مدن Ebû Manṣûr Muḥammed b. Muḥammed el-Mâtürîdî, Tefsîru’l-Mâtürîdî, thk. Mecdî Bâsellûm (Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-ʿİlmiyye, 2005), 10/207. Mâturîdî, henüz imkân sahibi olmadıkları için ashabın zekât vermek durumunda olmadıklarını, ancak bunun onlara daha sonra imkânları olduğunda uygulanmak üzere bildirildiğini söyler. Sûrenin Mekkî olmasını ve zekâtın Medine’de farz kılınmasını delil getirerek zekât dışında verilenlerin kastedildiğine dair görüşe yer verse de zikredilen gerekçe ile bunu kabul etmenin ikna edici olmadığı kanaatindedir. Muḥammed İzzet b. ʿAbdilhâdî b. Derviş, et-Tefsîru’l-ḥadîs̱ (Kahire: