Türkcə Mətn
lâf’ın ise, cennet ve cehennemliklerin hallerinin bir müddet sonra nihayete ereceğini, onların sükûna erip, hareketsiz ve sakin kalacaklarını, hareket ettirildiklerinde hareketli, hareketsiz bırakıldıklarında kendi hallerinde kalmaya devam eden taşlar konumunda olduklarını, bu durumda Allah’ın, onlara karşı herhangi bir fiilde bulunmaya güç yetiremeyeceğini, onlara fayda ve zarar cinsinden herhangi bir yaptırımda bulunamayacağını iddia ettiği ileri sürülmüştür. Ona izafe edilen bu iddianın gerçek olduğunu farz ederek hayalimizde canlandıracak olursak, her iki gurubun da içinde bulundukları halden usanmış, bıkmış, psikolojik olarak tükenmiş ve var olmaktan haz duymaz olmuş varlıklara dönüşmüş