Türkcə Mətn
kısım İslâm ulemâsı imanın: “kalbin tasdikinden ibaret” olduğunu söyleyip, dil ile ikrarı, dünyevî hükümlerin uygulanması açısından zorunlu görmüşlerdir.28 İmâm Şâfiî, Mâlik, Ahmed b. Hanbel gibi bazı selef âlimleri ise, ameli imandan bir cüz kabul etmekle29 birlikte onların iman için tasdik ve ikrarı yeterli bulmayıp, uzuvlarla ameli zorunlu görmelerinin, kâmil bir mümin için geçerli olduğu söylenebilir. Zira onlar, ameli terk eden Müslümanın küfre gitmeyeceğini açıkça ifade etmişlerdir.30 Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Allah katından getirdiği kesin olarak bilinen hususları kalbiyle tasdik eden, “mümin” kabul edilmekle birlikte buradaki iman, icmâlî bir imandır. Bir diğer tabirle Kelime-i Şehâde