Türkcə Mətn
İslâm düşüncesinde, kadîm ilim ve felsefe usullerine olan ilgiyi azaltmamış, süregelen düşünce mirasının aktarımı ve yeniden yorumlanmasına devam edilmiştir. Nitekim nazarî düşünce alanlarında yazılan klasik metinlere ve erken dönem Osmanlı âlimlerinin eserlerine yönelik şerh, hâşiye ve taliklerde de XVII. yüzyılda görece bir artış meydana gelmiştir. Bu durum her iki yaklaşımın yan yana varlığını devam ettirdiğini hatta birbirlerini etkileyerek sentezler meydana getirdiklerini göstermektedir. İkincil literatür henüz bütünüyle ortaya çıkarılmamış olsa da 1650-1750 yılları arasındaki dönem, Osmanlı Devleti’nin birçok açıdan dönüşüm sürecinden geçtiğinin ipuçlarını verir.5 Sâlih b. Süleymân’ın