Türkcə Mətn
ın, nahvın veya kevnî ilimlerin “galip ekser” olduğu tefsirler (Zürkânî, Menâhil, II, 86); “galip taraf” (Zehebî, et-Tefsîr ve’l-Müfessirûn, IV, 264); “rivayete ve dirayete dayanan (mu’temid) tefsirler” (Muhammed b. Ali eş-Şevkânî, Fethu’l-Kadîr, Daru’l-Fikr, Beyrut, ts., I, 17). Modern dönemde bunu en açık şekilde ifade eden Cevdet Bey (ö.1926) şöyle der: “Birinci olarak bilinmelidir ki, dirayet tefsiri kesinlikle rivayetten bahsetmeyen tefsir demek değildir. Tersine, o tefsirlerde açıklamaların ağırlıklı noktası dirayettir. Anlam çoğunlukla dirayet yoluyla ortaya konmaya çalışılır.” (Cevdet Bey, Tefsir Usulü ve Tarihi, Hazırlayan: Mustafa Özel, Kayıhan Yayınları, İstanbul, 2002, s. 69) 4 İ