Türkcə Mətn
O kadar ki temelde icmâ deliline karşı olanlar bile sahabe icmâına bir şer’î delil olarak yer vermiştir.1 Ebû Hanîfe’nin hangi nesle dahil olduğu meselesi, bu durumda ayrı bir öneme sahip olmaktadır. İleride onun icmâ anlayışını ele alırken ayrıntılı olarak yer vereceğimiz için burada Cessâs’ın, (v. 370) ona ait bir sözü değerlendirmesine temas edeceğiz. Cessâs, Ebû Hanîfe’nin “Tâbiînin icmâ ettiği meselelere gelince onlarla rekabet ederiz” sözünü açıklarken onun tâbiînden olduğu için bu sözü sarf ettiğini belirtmektedir.2 Bu nispetle İmam Ebû Hanîfe, kendi kuşağının ictihadlarından ayrılabilme hakkını da kazanmış olmaktadır. Bir başka ifadeyle o, sonraki nesle ait bir müctehid olsaydı, tâbi