Türkcə Mətn
ORTA DOĞU’DA DİN VE MEDENİYET yollardan alı koymak olduğunu vurgulamalarının23 ardından "ِ"ا َِر َم ذَاتِ الْعِ َماد “Sütunlar sahibi/sütunlu İrem.”24 hakkındaki muhtelif görüşlere yer vermektedirler. Kaynaklarda İrem’in mahiyetine dair zikredilen görüşlerin Âd, “zâti’l-ımâd” “sütunlar, direkler sahibi” ve sonrasındaki ayet olan "الَتَّ ِي لَ ْم "“ یُخْلَقْ مثِ لْ َها فِي البْ ِآلدbeldeler içinde bir benzeri yaratılmadı”25 ifadeleri etrafında şekillendiği görülmektedir. Klasik dönem müfessirleri ilk olarak عادlafzının kıraati üzerinde durmuşlardır. Çoğunluğun kıraatinde okuyuş şu şekildedir: ""بِعاد ِإرَ َم.26 Bu kıraate yani İrem’in atf-ı beyan olarak okunuşuna göre mana İrem’in