Türkcə Mətn
el-Hâtib Muhammed b. Abdurrahman el-Kazvînî, el-Îzâh fî ‘Ulûmi’l-Belâğa (Beyrut: Dâru’lKutubi’l-İlmiyye, 1980), 202-205; Durmuş, “Mecâz”, 217; Ali el-Cârim - Mustafa Emîn, el-Belâgâtu’l-Vâzıha, (London: Dâru’l-Meârîf, 1999), 71. 238 • Hüseyin Halil nin hakikî mânâsını kastetmemize engel olan karine (maksadı gösteren alâmet), “ٌرنيٝ /konuşuyor” kelimesidir.4 İstiâre sanatına gelince, sözlükte ödünç almak ve bir yerden alıp başka bir yere koymak olarak tanımlanırken, terim olarak karinesi benzeşme olan bir mecâz türüdür. Ya da bir terkibin benzeşme yoluyla, bir ilgiye dayalı olarak hakiki anlamı dışında kullanılmasıdır.5 Teşbîh edatı ve teşbîh yönü hazfedilerek sadece müşebbeh bih ve