Türkcə Mətn
ََٖ ا َٗ ى ِْالَسْ ضِ ٌ ائْرِٜٕ َٗ ٌِ اىغ ُٓ َ اءَٚ اِىٙ َُٓ٘ “ ث ُ ٌ اعْ رSonra, duman halindeki göğe yönelmiş; ona ve Arz’a; “Gönüllü ya da göٌَِٞطَائِع َ nülsüz ikiniz de gelin.” demiştir... İkisi de (Allah’ın bu yaratma irâdesine boyun eğerek lisân-ı hâlleriyle) “Gönüllü geldik.” demişlerdir. Ona göre bu tür ifadeler cansız ve akılsız varlıkların şahıslaştırılıp konuşturulmasını konu alan intāk ve teşhīs sanatlarıyla söylenmiştir. Bu sanatlar hakkında ayrıntılı bilgiiçin bkz. İsmail Durmuş, “Teşhis/İntâk”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (İstanbul: TDV Yayınları, 2011), 40/565-566. Zemahşerî, el-Keşşâf, 965. Zemahşerî, el-Keşşâf, 965. ٌذَْٝ٘ ًٌَ َّقُ٘هٌُ ىِجَ َٖ ْ ٌ