Türkcə Mətn
647). Ebu’l-Muîn en-Nesefî (ö. 508/1115),, yed tabirinin yaratılmış mahlûklara benzetilmeksizin ve niteliği bilinmeksizin, Allah’ın ilim, irade, hayat gibi ezelî bir sıfatı sayılabileceğini dile getirmiştir. Ona göre, Allah kulağa muhtaç olmadan semi‘, göze muhtaç olmadan basîrdir. Yed, mahlûkata benzetilmeksizin mevcut olan ve organ anlamında olmayan bir sıfattır. Allah’ın nimeti, mülkü ve minneti gibi anlamlara gelmektedir. Mecî ise Allah’ın yardımının gelmesi şeklinde te’vil edilir12 (Nesefî, 2014: 113-120). Ebü’l-Yüsr elPezdevî (ö. 482/1089), Mücessime’nin delil kabul ettiği ayetleri zikrettikten sonra Allah’ın cisim kabul edilmesinin muhal olduğunu, ancak ayetlerde kendisini haber