Türkcə Mətn
(Bkz., Nesefî, Dımeşk: y.y., 1990: I, 448-452; es-Sâbûnî, 1399/1979: 45) Ancak bazıları Mu’tezile gibi düşünerek Allah’ın hikmeti ve insanların buna olan ihtiyaçları açısından peygamber göndermeyi vacibât kısmında değerlendirmişlerdir. (Nesefî, 1990, I, 468; Mâturîdî, 1970: 178-179) Fakat buradaki vucûbiyyet, Yüce Allah’ın zatına zorunlu kılınması anlamından ziyâde ezelî ilmiyle sonradan var olacak ve hikmet ifade edecek bir nübüvvet müessesesini yeri ve zamanına göre ortaya koyması veya yaratması şeklinde düşünülmüştür. (Geniş bilgi için bkz., Mâturîdî, 2005-2010: VIII, 243; IX, 253) 3.3. Mu’tezile: Mu’tezile bu konuyu beş temel esasından biri olan “adalet” ilkesine dayandırmış, salâh-aslâh