Türkcə Mətn
ğrencileri, onun bilgiyi sıfat kabul ederek “bilgi, kişinin âlim olmasını gerektiren şeydir” şeklinde tanımladığını belirtmektedir.13 İbn Fûrek’in aktardığına göre Eş‘arî kelâmına dair kaleme aldığı eserine “Bilginin kaynakları, bunlardan bilgi elde etme şekilleri ve kısımlarına dair” bir bölümle giriş yapan Dabbî, konu hakkında Eş‘arî’den şu sözleri nakletmektedir: Nesnelere dair bilgilerin kaynağı müşâhedâttır (duyular). Onunla müşâhedat dışındaki şeyler de bilinir. Tıpkı kendi varlığını inkâr eden birinin başkasının varlığını bilemeyeceği gibi müşâhedâtın bilgisini reddeden birinin de nazar ve istidlâl yoluyla herhangi bir şeyi bilmesi mümkün olmaz. Eşyanın hakikatinin bilgisi ve bu bilgi