Türkcə Mətn
fideist bir yaklaşımla iman zeminine oturtulduğu bilinen bir gerçektir.1 Dolayısıyla iman veya küfrün mahiyeti, alanı, kaynağı ve değeri gibi problemler Din Felsefesinin temel problemlerinden olup, inanma veya inanmama kişinin hem kendi varlığını hem de başka varlıklara karşı duruşunu belirler. O nedenle imanın ne olduğuna dair yapılacak değerlendirme ve tahliller Din Felsefesi açısından önem arz etmektedir. Biz bu çalışmamızda çok yönlü Osmanlı âlim ve müderrislerinden Davûd-i Karsî (ö.1169/1756)’nin2 iman ve İslâm kavramlarının izahına yönelik yazdığı risalesini değerlendirmeye çalışacağız.