Türkcə Mətn
likle yakıştınlır? Tarih perspektifinden bakıldı ğında Bektaşiliğe Türkiye'deki Alevi kitleye alem olmuş ve onlan kendi dergahlanna mal etme başansını gösterm~ bir tarikat olarak görmekteyiz. Bilindiği gibi Alevilik büyük ölçüde Şai1 İsmail Yavuz Kapışmasının bakiyesidir. O tarihe kadar İran-Osmanlı inanışlan bugün düşün düğümüz ölçüde farklı görülmezdi. Her iki coğrafya da Erdebil tekkesinden beslenmekteydi. Yavuz, İran siyasi tehdininin altındaki Erdebil şeyhliğinin manevi otoritesini kırabilmek adına, daha güçlü bir inanç otoritesi olarak Hilafet'i getirdi. Tabii beraberinde Arap mii~lümanlığının Eş'arl arılayışını da medreselere yerleştirerek bu tedbiri takviye etti. Halk arasında taba