Türkcə Mətn
eler olduğunu söylerken,14 tekfîru’s-seyyiât’ta, ‘rezil rüsvay etmeden (hiç kimseye ifşa etmeden) kulların günahlarını örtmek’ şeklinde bir inceliğin bulunduğunu bildirmişlerdir.15 Bu formların geçtiği ayetler, günahları telafi etmenin bir yolu olarak her türlü iyi ve güzel amelleri (hasenât’ı) tek tek sıralayarak teşvik ve tebşir içer10 Bu bağlamda kullanılan diğer çeşitli kavramlar için bkz. el Ezraî, Vecihüddin Abdurrahman, Beşâratu’l-Mahbûb bi Tekfîri’z-Zünûb, Tah: Eymen Abdülcabir el-Buhayrî, Kahire, 2002, s.10,11. 11 Bazen bu format, klasik kaynaklarda, aynı manada kullanılan ‘Tekfîru’z-Zünûb’ şeklinde yer alır. Mesela, Abdurrahman el-Ezraî, yazmış olduğu esere ‘Beşâratu’l-Mahbûb bi Te